Blog fikri daha önce pek çekici gelmemişti, taa ki başka bir ülkeye yaşamaya gelene kadar. Gelmeden önce aklımdan geçti aslında, ama itiraf edeyim "Almanya hakkında ne yazıcam ki?" dedim hep. Çünkü benim bildiğim, lisede öğrendiğim (ya da öğrendiğimi sandığım) Almanya pek matah değildi. Soğuktu, Akdeniz ülkesi değildi, insanları kaba, suratsızdı. Bi de alışmıştım, "amaan Almanya Almanlar Almanca işte her zamanki şeyler".
Gel gör ki Münih'te geçirdiğim ilk bikaç günde Almanya beni o kadar şaşırttı ve tabiri caizse utandırdı ki kendimi "Bunu da anlatmam lazım, aa şuna bak bunu da söyliyim bizimkilere aa süper süper" derken bulunca, telefon masraflarını arttırmadan, herkesi tek tek msn-facebook-skype üçlemesinde hapsetmeden, deftere yazıcam diye ellerimi kastırmadan olabilecek en iyi çözüm blog yazmak oluverdi. Şimdi de burdayım, blogumda, Münih'i, bilmeyenlere Almanya'nın bu güzel şehrini anlatiyim, bilenler de benden haber alsın, en işe yaramaz ihtimalle de bi seyahat blogu oluşturiyim diye.
Haftalar süren koşuşturmalar, vize dertleri, ITU ve TU München bürokrasileri, anlaşma anlama dertleri sonunda Münih'e ve Erasmus'a hoşgeldik =)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder