BESTle ilgili çok fazla şey yazılıp söylenir, kurslara giden gitmeyenden. Her şey bi yana, bence öğrenci tabanlı bir organizasyonun her türlü siyasal, ekonomik, ırk, din, dil, çıkar meselesini bir yana bırakıp Avrupa'nın dört bir yanından insanları bir araya getirmek için uğraşması, bütün bir sene sponsor aramaları, organizasyon çalışmaları yapması ve bunu başarabilmesi çok önemli bi olay. Başarıyı da geçtim, özellikle oradayken bir an durup etrafınızdaki insanlara baktığınızda, bambaşka ülkelerden biraraya gelen bambaşka geçmişlere sahip insanları görmek gerçekten insana kendini iyi, ve dünyayı da küçük hissettiriyo. BESTi çok sevmemin en önemli sebeplerinden biri de bu. Tabi aynı zamanda çok eğlenceli, hem güzel bi şehri gezmek, farklı insanlarla tanışıp 7/24 birlikte vakit geçirmek, farklı yemekler yemek, farklı yerler görmek her zaman inanılmaz bir deneyim.
BEST kursuna gittiğim okul ise Ecole Polytechnique, Fransa'nın en önemli okullarından. İnanılmaz seçmelerden geçip girilebilen okul, hem askeri hem teknik eğitim veriyo. Yani öğrencileri hem asker, hem mühendis oluyolar, en az bir spor yapmak, en az bir yabancı dil öğrenmek zorundalar. Yani biraz "übermensch" ler :) Okul askeri olmasına rağmen çok rahat, müzik odaları, duvarlarda graffiti, öğrenciler tarafından işletilen bi bar ve olimpik spor tesisleri var içinde. İnanılmaz yani, etkilenmemek elde değil.
Paris'e gelince.. "Paris güzel bir salon, Londra güzel bir park, Berlin güzel bir kışla ama İstanbul güzel bir şehir." diye bir söz vardır çok sevdiğim. Paris gerçekten güzel bir salon olabilir. Şehrin her tarafında serpiştirilmiş güzellikleriyle de seyahat severlerin gitmesi ve görmesi gereken bir yer, kesinlikle, kültür farklılığı, dünyanın en tuhaf ve anlaşılmaz dillerinden birini konuşması ve bunu korumak için İngilizceyi tamamen reddetmesi Paris'i ilginç ve kısa bir süre için de olsa yaşanılmalı kılan öğelerden.
Ama bunun yanı sıra Paris temiz değil, Paris kesinlikle misapirverver değil ve Paris kalabalık. İstanbul kalabalığa değecek bir şehir, kesinlikle, ama Paris kalabalığını affettiremiyor. İnsanlar turistlerden sıkılmış, Fransızlar kendi ülkelerinde, kendi dilleriyle, kendileriyle yaşamak istiyorlar. Bu isteksizlik ve şehrin diğer bütün öğeleri Parisli olmayanı tam anlamıyla boğuyor, itiyor ve hatta korkutuyor zaman zaman. Tabi Münih'in düzeninden, organiz Yani son kararıma göre evet Paris güzel, evet Paris görülesi, ama pek yaşanılası bir şehir değil.
Paris ve BESTten şimdilik bu kadar, Münih'le devam edicem yakın zamanda =))
Ciao!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder