1 Kasım 2010 Pazartesi

Iberian Mission

Baya baya baya geç gelen blog güncellemesi.. Aslında yazmak lazım mı, bu kadar gecikmişken bırakmak mı lazım yoksa tamamlamak mı bilemedim. Ama Erasmus çoktan bitti, hatta yurduma dönüp düzenime alıştım bile. Gel gör ki Erasmusun büyük bir kısmı gezmek demek olduğundan, en kapsamlı geziyi anlatmadan da olmaz bi yerde.

2 senedir yaptığım Avrupa gezilerinden sonra, içimde kalan ve tamamlamak istediğim tek yer Portekiz-İspanya yani diğer bir deyişle İber Yarımadasının büyük kısmıydı. Erasmus boyu planlayıp, buna uygun harcamalar yapmaya çalıştım. Plana başlangıç olarak tabi ki yine sömürü amacıyla son BEST kursu başvurularımı sadece bu bölgeye yaptım =) İlk tercihim olan Almada (Lisbon metropolitan bölgesi/Portekiz) BEST grubu beni kabul edince amacımın yarısı tamamlanmış oldu denebilir.

Artık gerisi bize kalmıştı: BEST kursumun öncesinde veya sonrasında gerçekleşecek, Erasmus'da aylardır bu amaçla biriktirdiğim parayı aşmayacak bir bütçeyle, gidiş dönüşün insani koşullarda mümkün olduğu bir organizasyonla Interrail planlamak.

Interrail tabi ki yalnızca iki ülkeyi kapsayacağından bu ülkeleri -özellikle İspanya'yı zira Portekiz'de oraya kıyasla fazla görülecek şey yok- geniş çaplı gezme fırsatu verecekti, ama çok da uzatmamalıydık ki paramız bitmesin. Bu yüzden görmek istediğimiz şehirleri, biraz da "yol üstüne şuraya uğrarız, gece kalmayız" şeklinde organize etmeye çalışıp bir yol haritası çizdik. Sezon dışı olsun, hava da biraz serinlemiş olsun da pişmeyelim, falan filan derken BEST kursu sonrasına gelmesi gerektiğine karar kıldık. Yani 4 Eylül civarı başlayacaktık, ve planladığımız şehir sıralaması ile geceleme sayısı uyarınca 19 Eylül'de Barcelona'dan Memmingen'e uçan Ryanairda biletimizi ayırıverdik.

Rotamız Lizbon-Coimbra-Porto-Madrid-Sevilla-Granada-Valencia-Barcelona olarak çizildi ve gayet tatmin edici oldu. Şunu da belirtmekte fayda var, ben BEST için yola çıkarken ne bizi ağırlayacak dostlarımız, ne ayırtılmış hostelimiz vardı. Hayatımdaki 3. Avrupa turu, 2. Interrail ama bunlar içinde en spontan olanı oldu diyebilirim. Tabi aynı zamanda en sürünmeli, en derbederi oldu, yine de gecelerimizi kurtaran şahane insanlar sayesinde rahatımız hep yerindeydi. Bunları anlatıcam, hepsi sırayla ki şehirler birbirine karışmasın :)

Ama şunu söyleyebilirim: Avrupa'nın en uzak ucu, şimdiye kadar gördüğüm en güzel yeri olmaya aday sanırım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder