Aslında şehir gerçekten güzel, ama turistik değil ve beni fazlasıyla boğdu. Müzeler gezilirse gerçekten ilginç yerler var, müze konseptleri çok iyi. "Under the Bridges of Stockholm" adındaki bot turu mesela (20€) kesinlikle yapılası. Gamla Stan (Oldtown) görülesi yerlerden, hatta neredeyse tek görülesi yer olabilir. Saray, bikaç kilise, bildiğiniz Old Town manzaraları yani :) Ama köprüler, su kıyısındaki binalar falan gerçekten görülmeye değer. Bi de barların yani gece hayatının genelde toplandığı Södermalm bölgesi var, burası da gece çıkmaları için güzel. Biz biraz turistik dışı yerlere de kaydık, (gezecek yer kalmadı çünkü) park sever insanlar olduğumuzdan haritada bulduğumuz farklı farklı parkları gezdik. Bi de "Götgatan" var, "gatan" yanlış hatırlamıyosam "cadde" demek, ama bu sebepten değil, Götgatan tabelasını sadece gülmek için bile görmek lazım. Her ne kadar 7-12 yaş esprisi olsa da ben baya güldüm, tavsiye ederim :D
Bedava harita bulunması mümkün, satın alınmamalı zira 7€ gözden çıkarmak gerek. Gerçekten pahalı bi şehir, büyük boy tost ekmeğine 2.5€, şehir içinde kullanılacak 3 günlük ulaşım biletine 20€ ödedik misal. İnsanlar çok iyi İngilizce konuşuyolar tabi ki, yardımseverler de aslında. Ama önemli noktalardan birine değineyim, etrafta huriler gezmiyo. Toplasak bakmaya değer 5 kız falan görmüşüzdür, ya biz yanlış yerlere gittik, ya da Stockholm'e giden herkeste bi "Cheerleader Effect" sözkonusu, ben çözemedim. Ayrıca kimse giyinmeyi bilmiyo, saçmasapan kıyafetler. Sanki Rexxin önündeki bütün Emoları toplayıp Stockholm'e yığmışlar gibi, bütün halk Emolaşmış resmen. Stockholm Syndrome güneşli Mayıs günlerinde de kendini gösterdi kısacası..
Dil desen, hayatımda duyduğum en kötü diller sıralamasında Lehçeyi solladı, Almanya'da olmama rağmen İsveççe kadar kaba, manasız ve melodik olmayan bi dil daha duymadım. Aşağıdaki resim bir yemek kitabının fotoğrafı misal.

Sonuç olarak Stockholm ucuz olsa keyif için gidilip görülebilecek bi yer, ama Türk olduğumdan mıdır, Akdeniz kanından mıdır beni inanılmaz boğdu, içime sıkıntı verdi. Şehir, gezmek, görmek, tanımak açısından da pek bişey katmadı.. Örneğin Viyana Stockholm'e beş basar kesinlikle. Ama yine de gittik, farkını gördük, eğlendik, Ryanair ve Mitfahrenle coştuk - oldukça güzel bi deneyimdi =))
giyinmeyi de bilmiyorlar... had bi de basimiza fashionista kesildin yani sen simdi... neyse yapcak bisi yok hadi bakalim
YanıtlaSil-Uhr John
gerçekten bilmiyolar giyinmeyi ama, inanılıcak gibi değil. demişim ya bir emolar ülkesi sanki.
YanıtlaSil