Neyse, bu yurt odasını Daniela Nisan sonunda bırakıp gideceğinden (Kanada'ya staja gitti kendisi, burdakiler sürekli bi yere gidiyolar zaten inanılmaz) ben de önceki 1 ay için bir aylık bir daireye yerleşmiştim ilk geldiğimde. Orda da bana odasını veren Jakob 1 aylığına Afrika'ya gitmişti (herkes bi yere gidiyo demiştim). O evde (Almanya'da WG yani Wohngemeinschaft diyolar kendilerine) Anna ve Lukas diye iki kardeşle kaldım 1 ay boyunca. İkisi de çok tatlı insanlar, Jakob zaten inanılmaz. Her şeyle ilgilendi, her şeyi anlattı, daha tanışalı 2 gün olmuşken Duyguyla beni kız arkadaşının kardeşinin doğumgününe çağırdı ki Münih'deki ilk gece çıkışımız o seferdir :) Afrika'dan döndüğünden beri görüşelim diye plan yapmaya çalışıyo. Tanıdığım en iyi Alman olabilir kendisi.
Münih'deki ilk günlerimde evin kapısı çalındı, ben de ilk defa açıyorum kapıyı bi bocalama halindeydim. Gittim baktım, önce Lukas, arkasında boy ortalaması 1.86 olan 10 tane kocaman adam. Eh Teknik okuldan da böyle bi arkadaş grubu beklenir tabi. Ellerinde bi kasa bira ve pizzayla girdiler. "Noluyoruz yahu" demeye kalmadı hörey hörey diye "Bayern Münih maçı izlemeye geldiklerini" ifade ettiler. Bu onlarla ilk maç izleyişim oldu, ki bi grup Münihliyle maç izlemek de çok ayrı bi keyif. Biraz sohbetten sonra liglerine Türkiye'de bu kadar ilgi gösterilmesine baya şaşırdılar ama :)
WG, Münchner Freiheit denen semtteydi. Merkeze 5 dakika metroyla bi yer. Hatta onu geçtim, kendisi de barları, sinemaları, 2 metro durağı öteye uzanan cıvıl cıvıl caddesiyle ayrı bi merkez diyebiliriz. İstanbul'a dönüp bakınca, Münchner Freiheit Taksim'e 5 dakika mesafede bir Bağdat Caddesi Münih için. Zaten Münih'e o şekilde bakmak çok kolay. Her şey var, İstanbul'un havası olmasa da her türlü özel mahalleye benzer bi kısmını bulmak mümkün ve hepsi birbirine 5 dakika mesafede. Ortaköy, Nevizade, Beşiktaş, Nişantaşı, Bağdat Caddesi, Beykoz, Belgrad ormanları, Abant, Kadıköy, Asmalımescit, Taksim ve Üniversite - hepsi yanyana. Artık siz düşünün ne mükemmel bi yaşam: ziplenmiş İstanbul. Ah bi de deniz olsa..
Şimdiyse Studentenstadt'dayız. Englischer Garten kıyısında, kendi stüdyosu, spor salonu, barı (Tribühne hepsi beraber), cafesi, pastanesi, parkları olan bi öğrenci kompleksi. Nerdeyse 15 tane farklı irili ufaklı yurt var burda. Hava güzel olunca herkes ortadaki bahçelere mangal yapmaya çıkıyo, tam bir yazlık tatil kasabası haline dönüşüyo. Akşamları Tribühne dopdolu oluyo, barda maçlar izliyolar bira falan işte her zamanki eğlence =) Her yurdun sistemi ayrı, benim yurdum Haus 4. Kendi odan, kendi banyon, ortak mutfak ve 2 mutfağın birleşiminde ortak yemek&parti odası şeklinde düzenlemiş bi yurt.
İnsanın kendine ait bi odası, minik bi banyosu olması ve ortak mutfakta hep beraber yemek yapıp yemesi de çok güzel bi deneyim, yurttaki Almanlar da çok tatlılar zaten. Odam Englischer Garten'e bakıyo, Daniela'nın çiçekleri de camımın önünde güzel bi dekor, odama dönmekten resmen keyif alıyorum :) Yani Studentenstadt ideal bi yurt benim için. Ama annemin yemeklerini çok özledim =((
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilselam duygu! bu fotoğrafları ne iyi ettin de paylaştın... studentenstadt'ı özledim münih aşkım depreşti tatmin edici tek kare yok. milton'u tanıyor muydun? sağ olsun kendisi fotoğraf makinemi üzerine oturarak bozabilmişti :D
YanıtlaSilyazılarından çok keyif aldım.
elinde studentenstadt'tan başka fotoğraflar varsa beklerim :)
Merhaba Duydu;
YanıtlaSilBen 24 Mart 2011 de Münihe gideceğim ve takibinde 1 dönem TUM da Erasmus değişim öğrencisi olacağım. Kalacak yer arıyorum. studentenstadt ' ta kalmak istiyorum. Sen buraya nasıl yerleştin ne zaman ve nerden, nasıl kayıt yaptın? Bana yardımcı olursan sevinirim. Mail adresim a_k_d_e@hotmail.com buradan bana mail atarsan çok sevinirim
meraba, rasgele buldum blogunu. paris ve munih arasında bi secim yapmam gerekiyordu, bilmeden bana yardim etmiş oldun, tesekkur ederim :)
YanıtlaSilTUM ile LMU'yu karsilastirirsak mekan, ortam ve yurt olanaklari olarak, sence hangisi daha iyidir?